İstanbul Fashion Days’in 2. günü bir öncekine göre çok daha eğlenceli geçti, en azından bizim için!
Nesli’nin basın ayrıcalığı sayesinde Hakan Yıldırım for
Koton koleksiyonunu izlemek üzere ön sıraya konuşlandık. İnsanlar zar zor yerleşip, ışıklar kapanıp
defile başladığında, her şey daha da güzelleşti. Kıyafetler birer birer Türkiye’nin en iyi modellerinin üzerinde görülmeye başladığında, tek düşünebildiğim
bu koleksiyonu sevdiğim oldu. Canlı renkler,
feminen detaylar, payetli mini
elbiseler ve etekler, rengarenk şortlar, ben dahil herkese
bu koleksiyondan bir parçaya sahip olmalıyım dedirtmiştir
eminim. Normalde
Koton daha önce de
Bora Aksu gibi farklı tasarımcılarla iş birliği yapmıştı ancak ben
bu sefer gördüğümden memnundum. Kumaşlardan
pek emin olamasam da (
Saten gibi duran kumaşlar muhtelemen polyesterdi) , her şey podyumda, o havada daha iyi görünüyordu, uçuk fiyatlara sahip olmazsa 2010 yazında beni de
bu koleksiyondan bazı parçalarla görebilme ihtimaliniz olduğunu söylemeliyim. Modeller arasında üçümüz de
Hande Subaşı’nın güzelliği ve başarısı konusunda hem fikir olarak çıktığımız şovdan sonra bir başka sürpriz ile karşılaştık. Dışarıda devam eden
parti sırasında müziğin sesi kesildiğinde bir
anons duyduk,”moda sever hanımları en öne bekliyoruz” gibisinden bir şeyler,biz de o kategoride olduğumuzdan öne doğru yollandık. Anonsu yapan kız elinde pembe bir top tutuyordu ve
bu topu bir birimize atarak müzik durduğunda kimde kalırsa ona Hakan Yıldırım for
Koton koleksiyonundan bir parça
hediye edileceğini söyledi.
Oyun başladı, topu elinde tutan
pek çok kadın, topu arkalara atınca bizim hiç ümidimiz olmamıştı
ama Nesli eski voleybolcu günlerinden kalma bir hareketle topa el attı ve bana yöneltti, ben D.’ye attım,top tam ondayken müzik durmaz mı?

Etrafı birden fotoğrafçılar, telefonunu isteyen insanlarla doldu ve Hakan Yıldırım ile bir sürü fotosu çekildi, hala D.’nin sanslı insan olduğuna inanamıyorum hangi parçayı verdiklerini size ona gönderilince söyleyeceğim.
Gecenin bir diğer sürprizi de defilede dağıtılan
hediye çantalar (İçlerindeki yelpazeler,
bu sıkışık ortam için çok uydundu)oldu, IFD’de 2 gün geçirmeme rağmen
bu olaya kolayca alışabileceğimi düşünüp, Alaçatı’ya yollandım.
İşten geldiğim için, 1. gün kadar özenemediğim kıyafet detayları: Örgü body: Topshop -Etek ve gömlek: Zara – Ayakkabı: Fendi -Çanta: Marc Jacobs -Yüzükler: Beyoğlu mağazaları